- ikamet
- ,-ti residence, residing. - etmek /da/ to live (in a building, at a place). -e memur edilmek /da/ law to be allowed to reside only in (a certain place). - tezkeresi residence permit.
Saja Türkçe - İngilizce Sözlük. 2010.
Saja Türkçe - İngilizce Sözlük. 2010.
ikamet — is., Ar. iḳāmet Bir yerde oturma, eğleşme Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller ikamet etmek ikamete memur edilmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
ikamet etmek — bir yerde oturmak, eğleşmek Bizim kahraman da şimdi, burada ikamet ediyor. Y. K. Karaosmanoğlu … Çağatay Osmanlı Sözlük
ikâmet — (A.) [ ﺖﻡﺎﻗا ] 1. oturma. 2. namaza durma … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
İKAMET — Bir yerde kalmak. Oturmak. * Müezzinin kamet getirmesi … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
ikamet etme — Bir yerde yerleşme iradesi ve niyetiyle oturma … Hukuk Sözlüğü
MUKAME — İkamet, oturma. * İkamet yeri, vatan. * Ümmet … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
belbeli — ikamet, caygir olmak, beytutet etmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
turğuzmak — ikamet etmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
BETA' — İkamet. Bir yerde oturma … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
MAHKEDE — İkamet mevzii, oturulan yer … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
MUKÎM — İkamet eden. Ayakta duran. * Okuyan. * Bir memlekette devamlı duran. * Fık: Vatanında veya vatanı sayılan bir yerde onbeş günden fazla kalan kimse. (18 saatlik uzağa gidene Misâfir denir.) * Esmâ i İlâhiyyeden olup Her şeyi ayakta tutan, devam… … Yeni Lügat Türkçe Sözlük